Ve Umut Doldu, Tülü Kabartıp Geçip Oturdu İçeriye!


Aslı nın Mizik Seçimi…

“Umut Ettiğim Sürece, Yeniden Kendimi Bulacağım!”

Sabah neşeyle kalkıp koşturup durdum. Mükellef bir sofra ile pazar kahvaltısı yaptım. Güzel, mis gibi bir gün!

Çünkü izin verdim. İzin verdim; hissettiğime, düşüncelerime, olana ve olmayana! Bıraktım kendimi gelene ve gidene… Telefon çaldı; kahkahalar ile sohbet ettim! Enerjiler değişince kapılar aralandı, pencereler açıldı; yazın serinliği doldu yaşama… Aynaya daha çok baktım ve gördüğümü sevdim! Oradan bana gülümseyene göz kırptım! Müziği açıp tekrar dans etmeye başladım…

Kendime kalmak, kendimi bulmakmış; kucakladım eski bir dostu, eski bir aşkı bağrıma basar gibi… Yüreğimin küflü, rutubetli havası değişti; esenlik geldi! Ve umut doldu, tülü kabartıp geçip oturdu içeriye!

Anladım ve hatırladım; tek başına değilim ki…

Zihnime de izin verdim… Beni korumaya, uyarmaya çalışmasına izin verdim. Seyahate gitmiş de, evinde ki alarm ikaz haberini almış gibi beni diken üstünde tutmasını kılavuz bellemedim. “Kedidir!.” dedim. “Hem hırsız olsa nolur ki; ona ihtiyaç olan benim fazlamdır zaten, alsın, boş ver!” dedim.

Kalbime dolan temiz havayı soludum. “Sevilen ve güvendeyim!” dedim. “Ne uzun bir kışmış bu! Ne çok uyumuşum… Uyanmak, kahvaltı ve esinti çok iyi geldi.” dedim. Gerindim, bir çay daha koyup; kahveyi erteledim!

Bildim ki; korkmadığında değil, korkmuyormuş gibi çeneni yukarı kaldırıp, sırtını dikleştirmekte değilmiş; cesaret! Cesur olmak; düşündüğün ve hissettiğin her enerjiyi buyur etmekmiş evine, anına, yaşamına! “Gel, buradayım. Hoş geldin! Anlat bakalım nasılsın?” diyebilmek ve dinleyeceklerini, duyacaklarını anlamaya çalışmaktaymış… Korkularına kapını açınca, korkuyu da normalleştirmekmiş… Korkudan korkmakmış asıl felaket. İhanete, yalana ve daha fazla negatif duygu ve düşüncelere sormakmış “Ne oldu? Neyin var? Neden böyle hissettin/düşündün? Hem öyle olsa n`olur ki?” diyebilmekmiş.

Kelimelerin sudokosunu çözme; paragraflar döşeme sözcüklerin altına… “Anladım” de sadece. Seni anlıyorum ama sen bir duygusun ya da bir düşünce. Yaşamı olan benim! Yaşayan benim…” De! Ve… Bir sonra ki adıma geç. Yapılması gerekene. Yaparken mola verdiğine…

Aldığın bir nefes de bu pazar biterken, benden olsun! Ha, o seslere takılma; arkanda dekoru değiştiriyor hayat. Onaylarsan, yeni sahneyi inşa edecekler… Hakettin, bunu biliyorsun. Gülümse! Teşekkür et; seni sen yapan tüm geçmiş ama bir türlü gidememişe! “GG!” (“Good Game!”) Bir nefes daha al şimdi taptaze… Oh mis! Veee… Ta ta taaaa…Yepyeni bir sahne, yepyeni bir oyun; şimdiden hayırlı olsun!

Bugün dizi/film/kitap önerisini es geçiyorum, müsaadenle. Bugün hepimizin tatili olsun!

Aslı nın Penceresi…

Sonra özlüyorsun işte. Onunla çok şey de yaşamış olsan, henüz neredeyse hiçbir şey yaşamamış da olsan, bir gün önce de görsen, hiç görmemiş de olsan, çörekleniyor içine o melun his.

“Tesirsiz Parçalar” – Ali Lidar…

Özlem bir kelime ve asla melun değil; gerçekten! 😉

Ve Umut Doldu, Tülü Kabartıp Geçip Oturdu İçeriye!” üzerine 22 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s