Beni sevmeye yeniden başlasana!


Kendini hatırlatsana. ..

Adını, sesini, dudağının kenarında beliren hafif gülümsemeye benzer kıvrımı. ..

Alnıma düşen saçımı parmakların ile kulağımın arkasına koysana! Yüzüme düşen kirpiğe  dokunup alsana yanağımdan… Kaptırmış anlatırken en saçma ya da en derin halleri, bakışlarını dudaklarıma kitleyip kalsana…

Ben uyurken yastığında, dağılmış saçlarımla,  yüzümden saç tellerimi çekip, karşıma koltuğu geçip, yüzüme dalarak beni sevsene. ..

Mutfaktayken usulca yaklaşıp, beni kollarının arasına alsana!

Yolda kaldırımda yürürken, karşıdan geleni ilk sen görüp, kollarını belime dolayıp kendine, göğsüne çeksene beni…

Rüzgarın,  yağmurun bol olduğu bu mevsimlerde, birden caddenin ortasında durup, tam karşıma geçip, iki elinle atkımı boynuma sıkıca dolasana. . Belki yakamı da yukarı doğru kaldırırsın…

Öyle dalmış, bir yandan müzik dinlerken salonda,  yazarken ya da çizerken, nereden ve neden olduğunu bile anlamadığım bir ilaç şişesinden, vitamin hapları içirmeye kalksana… Bir bardak suyu da burnuma dayayıp.

Öyle durup dururken yanağımdan makas alsana! Ya da şakadan seslenip yanında olduğum halde “hey, seni çok özlediğimi daha önce hiç söylemiş miydim?” gibi şirinlikler yapsana! “Yoo, hiç hatırlamıyorum!” deyip oyununa katılayım ben de ve bu saçma diyalog kikirdeyerek sürse. ..

Birden bire, hiç neden yokken arayıp beni “Tanıdığım en güzel kadın sensin!” gibi bir şeyler söyleyip beni havalara uçarsana!

Ya da günün her hangi bir saatinde attığın mesajda sadece ikimizin anlayacağı bir şeyler yazsana uluorta!

Yürürken kaldırımda, “Vitrinde bu bana baktı ve sana yakışacağını  düşündüm…” deyip o aldığın şeyi,  mesela tokayı, bileziği, tarağı avuçlarıma bıraksana. . Şaşkınlıktan ve sevinçten boynuna sarılarak teşekkür edeyim. Aldığın şeyden çok, beni düşündüğünü, beni bensizken bile sevdiğini bilmeme izin versene!

Olsun, çok klişe olsun!

Ben mutlu oldukça sen de mutlu olmuyor musun? Varsın romantiklik olsun! Varsın aptalca Olsun!

Belki minik bir yüzük kutusunda, gözlerim yuvalarından çıkana dek bekleyip, evinin o eski yıpranmış anahtarını hediye edersin?

İçime kaçmış ve büyümeyen o gençkızın ellerini çırpıp, koltukların üstünde zıpladığını görmekten mi korkuyorsun?

Yoksa şımarık bir kadın tarafından sevilmekten mi utanıyorsun?

Yapma! Bence ikimizin de içindeki çocuklara bu şımarıklık iyi gelirdi.

Evimizde ve güvende hissederek uyurduk o gece yatağımızda. ..

Belki sevildiğimizi hissetmek ruhlarımıza da iyi gelir, kış ayazında palto giymeyi bile unuturduk ha?!

Beni sevmeye yeniden başlasana!

Screenshot_2019-11-15-02-23-34-1.png

“Seni ne zamam uyurken hayal etsem, affediyorum.” diyen C.Süreya’ya sorsaydım senin yaptıklarına rağmen hala bu isteklerimi, eminim bana ‘şımarık!’ derdi.

Küheylan’a…

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s