Her Nasip Vaktine Esirdir!…


Aslı’nın Müzik Seçimi…

Samimiyetle elimizden geleni yaptığımızda, yapamadığımız yerleri bizim için tamamlayan ilahi plana güvenmek ve tamamlanmaya şükretmek; mucizevidir!”

Bunu keşfettiğimde, rahatladım. Her şeyi tek başımıza yapmak zorunda değiliz. Elimden geleni yapmak, zaten yapabileceğimiz tek şey aslında! Ve bu; ne büyük bir mucize… Öyle!

Ve sen, en sevilen! Sen benim hayatımın en büyük mucizesini gerçekleştirmeme sebep olan! Sen, en sert öğretmen! Sen, en mükemmel hazları yaşatırken, en derin acıları da tattıran! Sınırlarımı bulduran, korkularıma rağmen esnemeye güle oynaya gidip, salya sümük yeni tali yollardan bilmediğim o kurak vahalara vardıran! O kuraklıkta kaybolduğumu sanırken, beni kendime bırakan! Her adımın, her sesin, her nefesin sadece bana ait olduğunu keşfettiren! Yalnızlığımla tanıştıran, özgürlüğümün koynunda huzura kavuşturan!

Kendi topraklarımı ve yaşamımı, bulduklarım ile özgürlüğe çeviren! Sevmeyi ve sevilmeyi böylesine derin, böylesine yumuşacık öğreten… An’ımı neşeye çeviren!

Sonsuz mutluluğun bir illüzyon olduğunu, ruhun esnemeye, merkezlenmeye ihtiyaç duyarak, daima yol aldığını deneyimleten sevgili!

Sana ve seni bana yazana; şükürler olsun!

Ki, sanılanın aksine belki hiç kavuşamayacağız! Ne yazık!

Ama seni sevmekle başladım ben, kendimi sevmeye… Yaşamı sevmeye… İlahı sevmeye… Kaderimi sevmeye… Sabah gözümü açtığımda penceremden gülümseyen bir hayat olduğunu bilmeye… Kuşların cıvıltılarıyla sabahı selamlamaya… Yeşili, yaprağı, toprağı, börtü-böceği ve tüm insanı; seninle hissettim!

Ben yalnız değilim. Hiç bir zaman da değildim. Düşüncelerim ile tüm insanlık ile iletişimdeyim. Bu da mucizevi.

Yaşamın bir rengi var, bir kokusu ve bir sesi…

Beni unutamaz ve benden vazgeçemezsin… Bunu bilmek endişelerimi yok edendi. Çünkü ben her şeydeyim, her gördüğünde… Her duyduğunda… Her tattığında!

Artık senin için istediğim tek şey var: Şifalanıp, dengelenmen! O dengede benimlesin, o şifada bana gelirsin. Ne zaman istersen, ne zaman hazırsan… Belki bambaşka bir boyutta… Belki bambaşka bir bedende…

Şimdi sor kendine: “Doğrularımızı yaşamak için bir orta yol bulabilir miyiz?”

Acele etme, cevabı yüreğinde bulacaksın! Ve o cevap seni bana kavuşturacak…

Minik bir hatırlatmanın yarısı sana: “Hazır olanının şevkini kırmayın!”

Ve diğer yarısı bana: “Hazır olmayanı da zorlamayın!”

Screenshot_2019-09-30-13-57-38-1
Aslı’nın Kavuşması…

“İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır.”

 Füruğ Ferruhzad

…..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s