Tekrar, tekrar yağsın bu sefer…


Ne zaman duracaksın, merak ediyorum. Denemekten vazgeçmeyen sen, düşmeye ve yükselmeye doymayacak mısın? En cesur musun? En korkak mı? Artık emin değilim hiç bir şeyden!

Dolunayım, yeni ayım, hilalim, kambur ayım, boşalan ayım…

Bana klavuzluk eden kara Karga’m! Burnumda ki leke kokuyor mu? Benim olan, bana ait olan bana haktır! Yeter ki kendi kul hakkımı yedirtme bana, bunun ödemesi yok: Nasibime razıyım, sana razıyım ben!

Verdiğinle yetinir, aldığımla sevinirim ben. Yağmurlara, soğuğa katlanırım. Katlandıkça çoğalarım, sonra bir yılan gibi boynuna dolanırım. Son nefesini almam, bahara döndürürüm kışını, yazını ben bozarım. Yaptığımı yıkarım, lego oynayan bir çocuk gibi hiç sıkılmam bir daha yaparım.

Yaşamın köşeye sıkıştırmasının hırsıyla bana patlarsın, hakkınla aranda kalırım. Taktığın kelepçelere ağlarım, merhamet tanrısı uyanır uykusundan, gelir yüzümü avuçlarına alır, eşşek sudan gelinceye kadar sever beni, sen yine tarafsındır kendine, ben bertarafım.

Bu sevgi değil, daha öte! Bir çukura düşmüşlerin kardeşliği belki de. Onkoloji servisinde yatanların aynı kadere yürümeleri… Daha öte, çok daha…

Beni bana bıraktığında kendime yürüyorum ya, acıttıkça canımı, gizli yaralarımı sarıyorum ya… Biliyorum, içinden bana kızıyorsun… Sana her kızdığımda!

O ender gülüşünle kapı girişlerinde öpsene beni!

Tanrının beni bağışladığı gibi, ben de seni affediyorum tek solukta…

Yağmurun sesine, arabaların hışırtılı lastik sesleri eşlik ediyor. Ve sen yoksun! Varlığına hasretken ben, sen belki de hiç var olmadın! Yağmurun sihiri var, suyun gücü… Arındırmak ve beslemek gibi… Çıkar yüreğini, benimkinin yanına koy… Bu gece yağmur yıkasın tüm evreni!

Desene, ben belki de bir öyküde sıkışıp kalandım!

O caddelerden geçerken yine tutsana elimi!

Sırtında iki kürek kemiğinin arasındayım ben, hani senin hiç görmediğin, uzansan da dokunamadığın o noktada!

Hatırla, yüreğin ısıtamadığında ruhumu, hep “ben’im”den öperdim. Acım dinsin diye. Öyleymiş, öpünce geçermiş…

Acıttıysam şayet, senin de yüreğinden öperim!

Screenshot_2019-09-26-22-52-01-1

“Bıraktığın eli hiç tutma, tutacağın eli ise hiç bırakma! Sahte sevgilere gül olmaktansa, gerçek sevgilere diken ol!” der C.Rumi…

Küheylan’a…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s