Peki şimdi n’olacak?


Bu gün Ekim ayına giriyoruz. Bu gün ilk haftanın ikinci günü olacak. Bu gün Salı. Bugün Ekimin ilk günü. Bu gün ayın 1’i. Bu gün 2019 un son trimisteri.

Zamanın birinde ve kaf dağına giden işlek cadde üzerinde bir yerlerde doğmuşum işte! Ne doğduğum evi ne doğduğum aileyi tanımayı beceremedim. Üstelik evde ebe ile yapılan bir doğumun bebeği’yim. Göbek adım, annem ile ebe arasında ki bir sır olarak kalmış.

Gece yarısından sonra sancıları başlayan anneme yardım getirmek için dışarı çıktığında ayakları karakola götürmüş babamı. Memur abiler tarafından yoldan çevrilen minibüste (o saatte yolcu taşıyan minibüse ‘Sarhoş Minibüsü’ denirmiş)  yol ortası indirilen amcalar söylenmiş ‘Yahu bu saatte doğum mu yapılır?’ diye. Ha bu arada bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur da varmış, öyle anlatır babam. Yani çakır keyif amcalar biraz haklılar 🙂

Hem babam da anamı ilk, yağmurlu bir günde görüp aşık olmuş!

Her neyse, ebe evinden alınıp doğduğum eve getirilmiş. O da benim bu dünyaya sağ salim gelmeme yardım etmiş! Kim bilmiyorum! Ebem yani. Annem!; o da bir muamma, var gibi ama hiç görmedim. Bilmem. Ben bilmiyorum evet onun kızıyım, babam ile evlilermiş, bir yuvaları varmış, abim ve bir de erkek kardeşim var. Yani bayağı bir ailede doğup büyürken… Kader ağlarını mı örmüş, örerken bir ilmek mi kaçırmış işte orasını bilmem.

Bunlar şaibeli, ben görmedim yani, duyduklarım bunlar, ben anlatanların yalancısıyım yani.

Kimliğinde yazan isim ona ait değil, mezar taşında onu tanımlayan ismi yazıyor: Sevgi! Ne ironik ama değil mi?

İşte bir salı gününde,  gece saat 03 olmadan… ‘Peki şimdi n’olucak?’ diyerek ebenin ödünü koparmışım ki benden sonra kayıplara karışmış kadıncağız. Ki bir merhabasını daima esirgedi benden… O evden taşınılmış, memuriyeti mi ne bırakmış babam… O adam benim babam!

Öyle işte…

Taa, geçen yüzyılda bir tarihte, bindokuzyüzlü yıllarda… Tam da bugün, salı günü saat sabaha karşı daha 3 olmadan… Gelmişim işte, öylece… Boynumu çevirip bakmadan, ezberden anlatıyorum bunları, valla… Hiç birinin kaydı yok bende… Hep bir hikaye! E geçen yüzyıl kitabı, hikayesi, romanı, şiiri bol… filmi az… müziği de ortadan halliceymiş ya işte.

Yani…

Bugün yani, gelmişim…

Bir allahın kuluda sormadı ki “Bugün senin doğum günün! Dile benden ne istersen?”

Küheylan mı? Hiç hatırlamıyorum. Belki bileğinde saat olan adam sorar, beni bulursa tabi…

Neyse, arşa yakınım, belki size oralardan fotolar atarım.

İyi ki varım di mi?

hmm tamam…

 

“Peki şimdi n’olacak?”

Screenshot_2019-09-21-10-51-49-1

Hiç kimse’ye…

 

 

Peki şimdi n’olacak?” üzerine 5 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s