Samimi Olmayan Sevgi; Fuzuli!/ *The Umbrella (2016)


Aslı’nın Müzik Seçimi…

“En Sonunda Anlıyorum!”

Benimle yaptığın sohbetlerde ettiğin laf kalabalıklarının arasına serpiştirilmiş hallerini anlattığın tarifleri bulmak, önceleri eğlenceliydi. Özellikle bulmaca, sudoku veya problem çözmeye meraklı yanımı doyuran iletişim tarzına hayran olmuştum. Ve fakat zaman geçtikçe tadı kaçtı bu anlaşma yönteminin: Kimi zaman “güvensizlik” ile itham etmeme kimi zaman “değersizlik” ile yargılanmama neden olan bu ilişkilenmemek yolundan çıkarımlarla kurtulma çabam, duvarlarına toslamayı gerektirdi. Ve bu direncin de sabır ve ısrarla çözülebileceğine olan inancım, dişimi sıkmama gerekçeydi. Heyhat ötekilerle iletişim becerilerinin sergilendiği ortamlara şahit oldukça, anladım sorunumu! İkimiz arasında hiç kurulmamış bir yolu açmaya gayret etmem, dağlara dinamit yerleştirerek tüneller açmaya girişmem; zorlama bir yolmuş. Oysa net ve samimi olarak kendini ifade edemediğin hiçbir iletişim yolu sevgiye yaslanmazmış. Anagnorisis (farkındalık) anı yaşadığım anlardan sonra eski ben gibi olamadım, bildiğin gibi…

Fuzuli’ye sormuşlar: “Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi?”

Fuzuli cevap vermiş: “Samimi değilse ikisi de fuzuli…”

Fuzuli (Mahammad bin Süleyman)

İşte bu minvalde, vazgeçtim dağları delerek zorla seninle ilişkilenme pahasına tüneller açmaya çalışma çabamdan… Gerek yokmuş ki; bağım denilen o bağların uçlarını sende görmeye… Herkes kendi uçlarından mesul sonuçta. Çünkü o bağların bende ki uçlarını bulunca; sessizleşip beni bana bıraktığın zamanlarda: Artık bu ilişkilenme şeklinin hiç samimi olmadığını anladığım bir aydınlanma yaşadım.. Samimiyeti barındırmayan bağların sürdürülebilmesinin inadından geri durarak, kendimde açılan ve açılmış tüm yaraları kaşımaya, tekrar tekrar kanatmaya son vermeli bir sürecin ağır deneyiminden geçtim… Samimi olmayan sevgiyi, fuzuli buluyorum artık! Peripeteia’m (dönüşüm noktası) anından sonra durum budur.

Aristo dilinde, Poetika kavramında yaşadıklarımı tanımlayarak anlatma çabamı umarım hoş görürsün…

Edit: Aristo‘nun Poetikasında yer alan kavramlardan olan anagnorisis ve peripeteia ile ilgili linklere mavi kelimelere tıklayarak videolu anlatıma ve wikipedia sözlüklerinde bilgilere ulaşabilirsin. Avidan, şarkı sözlerinde kullandığı bu kavramlar ile konuya ışık tutuyor. Bilginin ışığı da gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor!

*Aslı’nın Film Önerisi…

Film adına tıklayarak İmdb Sayfasına ulaşabilirsin!

The Umbrella (2016) : Avustralya yapımı, dram filmi 93 dakika sürer. Yönetmen: Jason Solari olarak bu eseri üretmiştir. Avusturalya menşeili bu filmin tüm kadrosu; öğrenciler, genç yetenekler ve çok değerli profesyonellerden oluşan ama milliyetçi bir sunum ile yeteneklerini ortaya koyan muhteşem bir kurgusu, şahane oyunculuğu ve harika çekimleri ile farklı bir yapımdır. Josh Potthoff, başrol oyuncusu ama aynı zamanda yazar kimliği ile bu filmin senaryo yazarı olarak da adını görüyoruz.

“Ya bir şemsiye, kullanıcısını sadece güneşten veya yağmurdan korumaktan fazlasını yapabilseydi? Ya kullanıcısını acıdan koruyabilseydi? Jared Evans‘ın şemsiyesi tam da bunu yapıyor. Elbette, kendisi dışında hiç kimse için gerçek değil, ancak ne zaman acı, korku ya da başka bir hoş olmayan çirkin bir duygu başını döndürmekle tehdit etse, Jared sadece çok aşina olduğu bir dünyaya kaçmak için hayali şemsiyesini açıvermek zorundadır…. Uyuşturma. 

Terapist danışmanı Henry Green onu gerçek bir şemsiye taşımaya ikna edene kadar Jared anlamaya başladı; şemsiyesi onu acıdan koruyabilir ama aynı zamanda yaşamdan da korur. Geçmişinden gelen acılarla boğuşan ama şimdiki yaşamdan kopan Jared bir seçim yapmak zorundadır; Her zaman yaptığı gibi koşabilir ve saklanabilir ya da sonunda şemsiyesini bırakıp dürüstçe yaşamanın getirdiği özgürlüğü bulmayı seçebilir.”

The Umbrella Movie Website

Filmde emeği geçenlerin kimlikleri ve adları, fikirden gösterime süren yolculuğu, süreçleri ve destekçilerini içeren sitesi, mavi kelimelere tıklayarak ulaşıp, okursun. Çünkü bu tür yapımlar, biricik değerleri ile yürekten teşekkürü hak ediyorlar!

Aslı’nın Film Önerisi…

“Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun!”

Anton Chekhov

Samimi sevgilere…

Aslı’nda Her Şey Aslı için…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s