Aslı’nın Nefesi “The LIEBSTER 2020” kokuyor yine…
Kimliğini Şaşırmış Hazanın, Sürprizlerinden biriyle başlayalım.
Ekim ayı itibari ile biraz büyüdüm. Derken arka arkaya sorumluluklar verilmeye başlandı ki aslı’nda ‘almaya hazır olunca sunulur’ diye inandığım için de; “olur..” dedim.
Bu güzel hediyelerden biri; yine bu ödül! O vakit, oturdum ekran başına hazırlayayım diye ama bugünler Temmuz kılıklı Ekim zamanlara denk geldi. İstanbul çok sıcak, içim de yaz; kıpır kıpır… Hayırlısı bakalım.
Blog dostum; “Yalnızlık Marmelatı” beni aday göstermiş, sağolsun, buralardan en sevdiğim blog arkadaşımdır kendisi… Adaylığa layık bulduğu için kendisine buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Yazmayı öğrendiğimden beri harflerden kelimeler, kelimelerden cümleler ve hikayeler kaleme aldım. Zihnimi sakinleştirmenin başka türlüsünü bilmiyordum. İşin içine; duyduklarım, gördüklerim, hissettiklerim ve dahi dinlediğim müzikler, izlediğim dizi ve filmler ve yüreğimin fısıltıları da katılınca… Zamanın lütfu ile günlüklerden bloglara terfi ettim. Takipçilerime ve sevenlerime ve elbette bir şekilde yüreklerine, dillerine, kelimelerine bulaşarak “yalnız değiliz” mottosunu hissedenlere; sevgilerimi yolluyorum.
Türkçe şarkılar eşliğinde yazıyorum şu an! (lafım Yalnızlık Marmelatı’na!) Evet, İlk önce kuralları yazalım:
The Liebster Blogger Ödülü Adaylığı için Kurallar:
1-Sizi aday gösteren kişiye teşekkür edin ve başkalarının bulabilmesi için bloglarına bir bağlantı sağlayın.
2-Sizi aday gösteren blog yazarı tarafından sorulan soruları yanıtlayın.
3-Diğer blog yazarlarını aday gösterin ve onlara 11 yeni soru sorun.
4-Blog gönderilerinden birine yorum yaparak adayları bu konuda bilgilendirin.
5-Kuralları listeleyin ve yayınınızda ve / veya blog sitenizde bir Liebster Blogger Ödülü logosu gösterin.
Blog yazarlığı desteklemek ve blog yazarlarını kaynaştırmak için yapılan bu sistemi sevdim, devam edelim.
Aday Gösteren Blog Arkadaşımın Sorularını Cevaplıyorum:
1- Ne oldu da bir blog açmalıyım dedin?
Yazma tutkum ile ilk mynet.site sayesinde başladım. Kara kalem ve daktilodan sonra word ile derken, görselli yazılar yazmayı daha çok sevdim. Ama burada ki yazma hikayem; tamamen duygusal bir zamanda başladı. Faili belli bir davaydı yani…
2- Yazmak ve yayınlamak senin için ne ifade ediyor?
Bir sanatçının eserini oluşturması ve sunması ile aynı şey olmalı, diye düşünüyorum. Benim olanın, ihtiyacı olana aktarılması ama hala benden olması. (Tarifi zor yemekler gibi oldu…)
3- Mutlaka okumalısın dediğin kitap(lar) hangisi olurdu?
Deftere ya da günlüğe döndürdüğüm tüm kitapları oku isterim. Okuyamasan da ben buralara yazıyorum, takip edersen eğer; Z kuşağına özet niteliğinde haplar hazırlıyorum. Y kuşağı için bilgi ve link paylaşımlarım mevcut ve elbette X kuşağı olarak duygular, enstantaneler, ille de kitap dersen: Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım – Ana – Fareler ve İnsanlar – Uçurtmalar – Sevdelinka – bu listenin sonu yok, kesiyorum burada… (Link bıraktım yazdıklarım için…)
4- Bu Blogger ödülü sana ne kazandırır ?
Yazma konusunda motivasyon ve o başlayamadığım romanlara ilk adımı!
5- İzlemeden ölme dediğin film(ler)?
Kitaplar gibi filmlerde de uçsuz bucaksızım: Aslı’nın Film/Dizi Önerilerini mutlaka incelemeni ve ihtiyacın olanın sana oralardan göz kırpacağına eminim. Kendi linkimi bıraktım ya ben..
6- Hayal kırıklıklarında hayata nasıl tutundun?
- İki seçenekten işime geleni seçerek;
- Oturdum o kırıkların üzerine ve ağladım, yuvarlandım, yara bere içinde kaldım. Yüzüm gözüm şiş. Sonra sıkıldım ve kalkıp yürüdüm.
- Yok saydım. Yok öyle bi’şey dedim. Rol yaptım. Sonra, gerçekten öyle bir şeyin olmadığına kendim de ikna oldum. Zaten çoktan geçip gitmiştim, geri dönemedim. Aman boş ver dedim. Devam ettim.
7-Blog kişisel bir alan mı popüler kültürün bir yanılgısı mı?
Kişiden kişiye bir yol aslı’nda… Kültürün popüler hale getirmesi olayı, bir pazarlama tekniği olabilir. Çünkü bireyden bireye olan temas daima çok güçlüdür. Piyasanın bu gücü kullanmayı istemesinin nedeni de bu olmalı diyebilirim.
8- Şu sebepten daha çok yazmalıyım dediğin oluyor mu?
Takip ettiğim içerikleri okudukça ve benim yazılarıma yorumlar yapıldıkça; bu arzunun içimde coştuğuna şahit oluyorum, evet! Manipülasyon içindeyken, yaşamak ve gelişmek için, zihin ve yüreğimizle teması kaybetmemeliyiz. Biz, sadece mavi gezegenin avatarları değiliz. Ve tek başına da değiliz. En değerli ya da en değersiz diye düşünülen her şey aynı değerde. Ve sırf bunun için bile olsa, bir birimiz ile olan o sıcak teması asla kaybetmemeliyiz. İnsanlar soğumasın diye daha çok yazacağıma emin olabilirsiniz.
9- İnsan şunu yapmadan ölmemeli dediğin oldu mu?
Her ruhun yapacağı en az bir şey vardır ve onu yapacaktır. Konu, o yaşam ateşine dokunurken, illüzyonlara kaymadan, inançla devam etmektir. Her insan, özgündür. Ve özgür iradesine sahip çıkmalıdır.
10- Başkalarını okumanın faydası nedir senin için?
Dualite yasası gereği; bir diğeriyle var olabiliriz. Dünya zamanının kısalığı yüzünden, her şeyi deneyimleyemeyiz. Deneyimler, bizi zenginleştirir. İyi ve kötü değil; ruhuma çekilen ya da uzak olan diyerek, diğerlerinin de tecrübelerini özümsemeliyiz.
11- Seni en iyi tanımlayan bir cümle?
“Yine de yeni güne uyanmaya sebebim çok!” diye şu an odayı dolduran şarkıcı Sıla gibi “durumlar böyle, yabancı!”… Çünkü, şimdi çalan şarkı bu!
Ve Gelelim Adaylarımın Cevaplamasını Rica Ettiğim Sorular ki Copy/Paste Olacak:
1- Ne oldu da bir blog açmalıyım dedin?
2- Yazmak ve yayınlamak senin için ne ifade ediyor?
3- Mutlaka okumalısın dediğin kitap(lar) hangisi olurdu?
4- Bu Blogger ödülü sana ne kazandırır ?
5- İzlemeden ölme dediğin film(ler)?
6- Hayal kırıklıklarında hayata nasıl tutundun?
7-Blog kişisel bir alan mı popüler kültürün bir yanılgısı mı?
8- Şu sebepten daha çok yazmalıyım dediğin oluyor mu?
9- İnsan şunı yapmadan ölmemeli dediğin oldu mu?
10- Başkalarını okumanın faydası nedir senin için?
11- Seni en iyi tanımlayan bir cümle?
Adaylarıma Başarı ve Şans Diliyorum: Sevgilerimle…
2-Damladan, Ummana… Mustafa Murat GÜNGÖR Şiirleri
Her içeriğim gibi bu yazıyı da ithaf ettiğim Küheylan’ı ekliyorum en alta!
Bazı Şarkılar, Şiirler, Filmler, Kitaplar, “Sen Sus Konuyu Ben Biliyorum!” Diyor… İşte Öyle..
Aslı’nda…
“Temmuz kılıklı ekim” yüzüme yerleşmiş tebessümle okumaya koyuldum çok hoşuma gitti bu…. Samimi ve büyük bir özveri ile soruları cevapladığın belli teşekkür ediyorum. Yazım tekniğine ve zenginliğine hayranım her şeyi bir arada barındırıyor olman çok güzel sözler müzik düşüncelerin filmler… Ben tek bir kanalda ilerliyorum genelde ve ayrıca buralarda bir dostum olduğuna çok sevindim (:
BeğenLiked by 1 kişi
Yüzünde güller açan o güzel kadının sen olduğunu söyle lütfen….
BeğenLiked by 1 kişi
delisin, çok zarif şeyler yazmışsın! teşekkür ediyorum. dildaş bulmak nadir olur, dostuz ötesi yok… şansın daim olsun! 😉
BeğenBeğen
he ya… 🙂
BeğenBeğen
Aslı’na sadık hitaplar (:
BeğenLiked by 1 kişi
Dost dediğin zeki, çevik ve zarif olmalı! 😉
BeğenBeğen
Azıcık kaçık, çokça hayalci yerine göre de dansöz olmalı ((:
BeğenLiked by 1 kişi
Bana dansöz mü dedin sen yoksa? 🙂
BeğenBeğen
Dansözlük önemli düşünsel bakımdan olaylar ve kişiler karşısında mevzuyu kıvırabilmek bakımından. Yoksa çok iyi dans ederim mi diyorsun (;
BeğenLiked by 1 kişi
Yok, sadece her konuda en iyi ve en kötüyü becerebilirim diyorum.
BeğenLiked by 1 kişi
Many many congratulations 🥳💐💐💐
BeğenLiked by 1 kişi
thank youuuu… 😉
BeğenLiked by 1 kişi
Çok teşekkür ederim, bir ödüle beni de dahil etme dileğin için, lakin ben teşekkür ederek almayım. sizlere bol şans dileyeyim. Şansınız ve yolunuz açık olsun, başarılar dilerim…
BeğenLiked by 1 kişi
sağol güzel insan!
BeğenLiked by 1 kişi
Yazmaya devam et, daha çok yaz, insanlar gerçekten de soğumasın. İçim ısındı keyiflendim. 😊💎
BeğenLiked by 1 kişi
Ablam, motivasyon kokulu mesajın için çok teşekkür ederim.
BeğenLiked by 2 people
🥰🥰🥰
BeğenLiked by 1 kişi